Ünlü tarihçi: “İmhaya gönderilen TSK arşivinden, çok miktarda tarihî vesika kurtardık”
Askerliğini kendisi gibi tarihçi olan Prof. Dr. Mete Tunçay ile birlikte Genelkurmay Başkanlığı Harp Tarihi Dairesi’nde yaptığını anlatan Akşin, SEKA’ya gönderilecek ve birçoğu da Kurtuluş Savaşı’na ait tarihî vesikaları kurtarabildiklerini kaydetti.
Zaman’daki habere göre askerde yaşadıklarını “Tarihin Deltasına Yolculuk” isimli kitabında toplayan Akşin, emekli olmadan önce üniversitedeki odasında bulundurduğu bir sancağın hikâyesini şöyle anlatıyor:
“Biz askerken Harp Tarihi’ne yeni bir komutan gelmişti: Burhan Ercan. Daireyi teftiş ederken birtakım sandıklar görmüş. ‘Buradaki eşyalar neden dolapta değil, neden düzenli değil, kaldırın atın.’ demiş. Oysa orada belgeler var. Ama emir emir diye tuttular, oradaki görevliler o belgeleri elden geçirdiler. Kalanları da SEKA’ya gönderilmek üzere öylece ortaya döktüler. Ben ve Mete Tunçay orada çılgın gibi belge topladık. İşte orada kırmızı muşambadan yapılmış levhalar vardı. Üstünde eski yazılar, belli ki, çadırlı ordugahta kullanılmış. Üstüne ‘Başkumandanlık Vekaleti Mülazım-ı Sani Feyzi Efendi’ diye yağlı boya ile yazılmış. Pek çok levha vardı orada. Bunu ben aldım. Sonra odama astım. Öyle tahmin ediyorum ki Enver Paşa’nın ordugâhında kullanılmış olmalı. Çünkü Enver, başkumandan vekili sıfatını taşıyordu. Enver Paşa’nın cephede bulunduğu tek yer Sarıkamış. Sanıyorum Sarıkamış karargahında kullanılmış.”
Milli Mücadele yıllarına ait belgelerin Genelkurmay Başkanlığı arşivlerinde nasıl kaybedildiğini de anlatan Akşin, şöyle devam ediyor:
“Bazen dersleri odamda yapıyordum, işte o zaman muşamba levhadan da örnekler gösteriyordum, Arapça harflerle yazılmış olduğu için. Bunu bir er vermişti bana. ‘Hocam kitabınızı kaplarsınız bununla.’ demişti. Çok da acıklıydı belgelerin yok edilmesi. Emekli bir albay iftiharla dedi ki: ‘Sivas’ta 6. Ordu’nun arşivini tasnif ettim, harekat ve istihbarat dosyalarını alıkoyup gerisini yakmıştık.’ Sanıyorum SEKA’ya gönderilen defterlerin bir kısmı da Milli Mücadele ile ilgili levazım, ulaştırma defterleri idi. Yani ne kadar malzeme, ne zaman, nereye gönderilmiş, onları gösteren bilgilerdi. Bunlardan müthiş araştırmalar çıkabilirdi. Ama işte onlar SEKA’ya gitti. Çok hazin bir şey.”